işte öyle birşey
minimaldus:

herkesin uyuduğu saatte uyuyamadım bileuyku tutmadı.yüzüme sürdüğün elin…sıcaklığı hala duruyor yanağımda desem,durmaz!çok gözyaşı aktı üstüneo ellerin üşüdü mü bensiz desem,üşümez!kim bilir kimi ısıtır yine?ne acı bu hayatbana kalsaydı sıcaklığın…?başka biri ısıtsa desem,belki! ! ! ! unuturum seni.herhangi biri, herhangi bir yer olsa,belki! ! ! uyuturum beniolmuyor, olmadı! !kaçtığım kadar yakalandımbu gece yine uyku tutmadı…

…Ceyhun Yılmaz

minimaldus:

herkesin uyuduğu saatte uyuyamadım bile
uyku tutmadı.
yüzüme sürdüğün elin…sıcaklığı hala duruyor yanağımda desem,
durmaz!
çok gözyaşı aktı üstüne
o ellerin üşüdü mü bensiz desem,
üşümez!
kim bilir kimi ısıtır yine?
ne acı bu hayat
bana kalsaydı sıcaklığın…?
başka biri ısıtsa desem,
belki! ! ! ! unuturum seni.
herhangi biri, herhangi bir yer olsa,
belki! ! ! uyuturum beni
olmuyor, olmadı! !
kaçtığım kadar yakalandım
bu gece yine uyku tutmadı…


…Ceyhun Yılmaz

Nerden biliyorsun hayatinin altinin, ustunden daha iyi olmayacagini?

[Flash 9 is required to listen to audio.]
İndir

bazı zamanlar, bazı şarkılar gerektiğinden fazla şey anlatır

“Onu sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin; Zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir..” 

[C. Bukowski]

[Flash 9 is required to listen to audio.]
20 oynatma

biribenidusunuyo:

O özlemez mi sanıyorsun sen? Nasıl özlemez,ölür ulan.

O ağlamaz. O konuşmaz ulu orta. Saçı sakalı birbirine karışır, belki günlerce aynı çorabı giyer, çok fazla sigara içer, rakı sofralarında iç çeker de; tek kelam etmez.

O unutur mu sanıyorsun? Artık sevmez mi?

Köpekler gibi sever hala. Rüzgarda uçuşan saçlarına artık dokunamamak yakar ellerini, gıkını çıkarmaz. Kalbi ağzına gelir, girip yatamaz yanına. Koklayamaz bebek kokan gerdanını.

O umursamaz mı sanıyorsun? Kıskançlıktan kanı çekilir de, kolundan tutup sürükleyemez. O özlemez mi sanıyorsun sen? Nasıl özlemez, nasıl! Ölür ulan. Yine kucağına otursan da, kemiklerini kırana kadar sarılsa istemez mi sanıyorsun sana.

O kaçar. Dayanamaz bütün bunlara, uzaklara gider. Bambaşka insanlarla, seni hatırlatacak en ufak hatıranın olmadığı yepyeni bir hayat kurar kendine. Sana hiç benzemeyen bir kadın bulur, sevişir onunla. Yabancı bir koku burnunu sızlatmaz mı sanıyorsun. O kahrolmaz mı sanıyorsun sen?

İçinde ne fırtınalar kopar da, sırf sen üşütmeyesin diye derin derin nefes almaz. Erkek adam, nasıl donduğunu hiç belli eder mi.

Susarak, kaçarak, içerek, uzaklara dalarak, düşünmemeye çalışarak, sahte geyik muhbbetlerine sahte kahkahalar atarak, çok mutluymuş gibi gözüküp, geceleri o lanet yatağa yattığında dişlerini sıkarak kopar kadınından.

Bağıra bağıra susarak yaşar acısını.

Erkek adam nasıl öldüğünü, hiç belli eder mi..

arada o sigarayla karışmış kendine has kokunun burnuma geldiği zamanlar..

işte o zaman sana yeniden aşık oluyorum. 

Aşk

cavdartarlasindacocuklar:

“Çok mutluyum karnımda kelebekler var ay aman bozulmasın bu aman ayaklarım yere basmıyor” demek değil..

Ondan nefret ettiğin halde elini bile bırakamamak..

‘benim için hem çok tehlikelisin, hemde en çok güvenilen’ anlıcağın iki ucu boklu değnek

yinede o..

Melek ve şeytanın kapışması gibidir aslında herşey

Melek ve şeytanın kapışması gibidir aslında herşey